Blog

Haber
Ulaştırma ve Dijital Teknolojiler ve İşbirliği Fırsatları konuşuldu
5
Mayıs

Ulaştırma ve Dijital Teknolojiler ve İşbirliği Fırsatları konuşuldu

‘Ulaştırma ve Dijital Teknolojiler ve İşbirliği Fırsatları’ konulu panel oturumu Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yrd. Galip ZEREY’in moderatörlüğünde yapıldı. Oturumda konuşmacı olarak TÜRKSAT Genel Müdürü Cenk ŞEN, HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi ATALAY, TCDD Gen Müd. Yrd. Yön. Kur. Üyesi Murat KAVAK, Turkcell Genel Müd. Yrd. Serkan ÖZTÜRK, Türk Telekom Genel Müdürü Paul DOANY yer aldı.

Türksat’ın kabiliyetinin sayısallaşan dünyaya etkilerine değinen TÜRKSAT Genel Müdürü Cenk ŞEN, “Uydu işletme konusunda Türksat’ın 118 ülkede 3,5 milyar kişiye ulaşma kabiliyeti var. Dünya sayısallaşıyor. Sayısallaşmanın pozitif etkilerini sosyal hayata taşıyoruz. Ulaştırma sektörü insanların bağımsızlık hissini artırıyor. Tüm devletlerin bu konuda etkin ve güvenilir ulaştırma politikası ile tedbirler aldığını görüyoruz. Fiziksel altyapılara destek olarak IT teknoloji altyapıları ile ulaştırmadaki sorunsalların çözümünü hızlıca bulabilmekteyiz.” dedi.

Akıllı ulaşım sistemlerinde Uber örneğini veren ŞEN, “Uber’i önce taksi, sonra nakliye şirketleri ve kamyonlar kullandı. Maliyet etkin çözümlere ulaşıldı. IT altyapısının geliştirmesine baktığımızda akıllı ulaşım sistemlerinde kablosuz iletişim altyapısı iyi bir altyapı.” ifadesini kullandı.

Bilişsel olarak trafiğin yönetilmesi konusuna da değinen Şen, “Sadece veriyi toplama değil veriyi işleme noktasında servislerin artırılması gerekiyor. Yeni gelişen teknolojide çok dikkat etmemiz gereken şey ulusal ölçekte belli bir standartların oluşturulması. Türksat olarak bize misyon yüklendi, konu IT ise ihtisaslaşma günümüzün en önemli kelimesi. Anahtar teslimi çözümleri üretmek adına sadece akıllı ulaşım sistemleri değil herhangi bir e-dönüşüm sistemlerinde çerçeveyi oluşturmak için her türlü gayreti gösteriyoruz.” şeklinde konuştu.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın bir şirketi olan Havelsan’ın savunmada ve sivil alanda yazılım yoğun teknolojileri geliştiren bir şirket olduğunu belirten HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi ATALAY, hem yazılımdan sapmamaya hem de komuta kontrol ve savaş sistemleri, eğitim çözümleri ve similasyon teknikleri, güvenlik ve istihbarat çözümleri ve yönetim bilgi sistemleri olmak üzere 4 faaliyet alanından çıkmamaya çalıştıklarını kaydetti.

Havelsan’ın yüzde 80’i elektronik mühendisi 1500 personeli olan bir yapısı olduğunu söyleyen Ahmet Hamdi ATALAY, “üniversitelerle ortak anlaşmalar yapıyoruz. İşin Ar-Ge tarafında ağırlıklı olarak üniversitelerle işbirliği içindeyiz. Bize özgü yazılımlar ve algoritmaların geliştirildiği çalışmalar yapıyoruz.” şeklinde konuştu.

“Savunma sanayinde yüzde 65’e yakın yazılımlarda yüzde 100’e yakın yerlilik olduğunu ifade eden Ahmet Hamdi ATALAY, konuşmasına şöyle devam etti: “Ar-Ge konusunda başarılı olduğunu düşünüyoruz.
Hemen hemen her konuda Ar-Ge’yi doğru bulmuyoruz. Ar-Ge yapmak için Ar-Ge yapmamak, hedefli ve odaklı olmak gerekiyor. Olaya teknoloji yönetimi olarak bakmak gerekiyor. Faaliyet alanımızda ihtiyaç duyacağımız çalışmalar nedir diye bir teknoloji haritası çıkardık. Bu haritada teknolojilerin teknoloji hazırlık seviyelerini görebiliyoruz. Sonra da bu yapacağımız Ar-Ge çalışmasında teknoloji seviyemizde hedef koyarak çalışma yapıyoruz. Teknoloji yol haritamızda hangi teknolojinin bizi hangi teknoloji hazırlık seviyesine getireceğinize bakarak, ekosistemimiz içinde yapıyoruz. Ar-Ge araştırma merkezleri ve üniversiteler ekosistemini Türkiye için Türkiye’de gerçekleştiriyoruz.”

Demir yollarında Ar-Ge faaliyetlerinde dijitalleşme konusunda konuşan TCDD Genel Müdür Yardımcısı ve YK Üyesi Murat Kavak, 2010 yılında kurulan DATEM’e değinerek, yerli sanayi ve üniversiteler arasında köprü görevi gördüğünü ve yeni teknolojilerin hayata geçirilmesi için çalıştığını belirtti.
Milli tren projelerinden yüksek hızlı tren ile ilgili de konuşan Murat KAVAK, 197 yüksek hızlı tren seti, 504 elektrikli tren seti ve 500 lokomotif ihtiyacı olduğundan bahsederek demiryolları için toplam satın alma bedelinin 6,4 milyar €, sonrasındaki tüm araç ömrü boyunca bakım bedelinin yaklaşık 9,6 milyar €, genel toplamın yaklaşık 16 milyar € olduğunu söyledi.

Bunları yerli olarak tedarik etmek ve millileştirmek istediklerini ifade eden KAVAK, yerli ve millik kavramlarına değinerek, “ Türkiye’de yüzde 60’ı üretiliyorsa, tüm telif hakları ve lisansı bende ise istediğim yerde üretip istediğim yerde satabiliyorsam milliyi düşünmek gerek. İlk 20 YHT Seti doğrudan yüklenici tarafından kendi tesislerinde üretilerek Türkiye’ye getirilecek. İlk 20 YHT Seti doğrudan yüklenici tarafından kendi tesislerinde üretilerek Türkiye’ye getirilecek. Sonraki 60 Adet YHT Seti TÜLOMSAŞ Tesislerinde Yüklenici sorumluluğunda en az %53 yerlilik oranı ile üretilecek. Kalan 16 Adet YHT Seti TÜLOMSAŞ Tesislerinde yüklenici sorumluluğunda %74 yerlilik oranı ile Milli YHT olarak üretilecek.” şeklinde konuştu.

Turkcell Genel Müd. Yrd. Serkan ÖZTÜRK, “Yapılanları dinledikçe ne kadar doğru yolda olduğumuzu ne kadar güzel işleri yaptığımızı görmekten mutlu olduk. Türksel olarak 2007 yılında Türksel teknoloji adı altında bu işe odaklandık. Ayrı bir şirket olarak 40 kişi ile başladık 10 yılda 700 mühendisle Ar-Ge yolunda devam ediyoruz. Başlangıçta Ar-Ge çalışmalarımız ithal ikamesi idi. Şimdi bugün Turkcell olarak büyük veriden nesnelerin internetine kadar ve ayrıca dijital servisler olarak Ar-Ge faaliyetleri yürütüyor, ülke ve kurumuza fayda sağlıyoruz. Bu çalışmalarımızın işleri hızlı yapma ve kolaylaştırma anlamında çok fazla katkısı oldu. 4 yıldır patent başvuruları konusunda sektör liderliğimiz bulunuyor. Yaptığımız tüm buluşların kayıt altına alınması ileride bizi çok avantajlı duruma getirecek.” şeklinde konuştu.

Günümüzde dijitalleşmede önemli konulardan ülke ekonomisine fayda sağlayacak çözümler ürettiklerini ifade eden Turkcell Genel Müd. Yrd. Serkan ÖZTÜRK, “Büyük veri çok önemli, biz veriyi petrol gibi görüyoruz. Onu işlememiz lazım o zaman değerleniyor. Türkiye’nin en büyük veri merkezini açtık. Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalsın diyoruz. Büyük veri gelir artırıcı değil sosyal sorumluluk için de önem verdiğimiz bir proje. Örneğin doğal afetlerde kaybolan insanlara dakikalar içinde ulaşılabilmesini sağlıyor.” dedi.

5 G’ye yönelik Ar-Ge çalışmalarının herkesi heyecanlandırdığını söyleyen Türk Telekom Genel Müdürü Paul DOANY, “Argela’yla Ar-Ge’yi öğrenmiş oldum. Ar-Ge ile çok fazla şey gerçekleştirebiliriz. Argela’nın geçmişi daha çok Ar-Ge çalışmaları yapan bir firma. Nihai bir ürün geliştirip bunu ihraç etmeyi hedefledik. Bu açıdan Türk Telekom’un şirketler alması gerektiğini düşündük. Sonuçları görmekten gurur duyuyoruz.” dedi.

ULAK projesinde de işbirliği gerçekleştirdiklerini ifade eden DOANY, “Innova ve Argela’yla 9 yıldan bu yana 37’den fazla ülkeye ürün ihraç ettik. Başarılı küçük şirketlere odaklanalım büyümeleri için sermaye enjekte edelim dedik. Türkiye büyük pazar ve iyi bir demografiye sahip… Yeteneğin yanı sıra pazara da sahip… Sağlık sektöründe ilginç çalışmalar yaptık. Ortaklıklar kurmayı ve bu alanlara yatırım yapmayı seçtik. Bu şirketlerin hissedarları olduk. İleriye dönük Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz” şeklinde konuştu.

5 g alanında büyük vendorlerin ayakta kalamayacağını düşündüğünü söyleyen DOANY, “Küresel piyasalara baktığımızda teknoloji değişiyor. Şirketlerin ömürleri kısalıyor. Türkiye’de burada bize fırsatlar sunuyor.” dedi.