Blog

Haber
Ar-Ge Altyapıları ve İşbirliklerinde Yeni Yaklaşımlar Konuşuldu
4
Mayıs

Ar-Ge Altyapıları ve İşbirliklerinde Yeni Yaklaşımlar Konuşuldu

AR-GE İşbirlikleri ve Zirvesi Fuarı’nın ikinci gününde düzenlenen ilk oturumda Ar-Ge Altyapıları ve İşbirliklerinde Yeni Yaklaşımlar’ konusu konuşuldu. ÜSİMP Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hamit SERBEST, ARGEMİP Yürütme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Yalçın TANES, TTGV Genel Sekreteri Dr. Mete ÇAKMAKÇI, Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yılmaz TUNA, TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Doç. Dr. İlker Murat AR’ın konuşmacı olarak katıldığı oturumun moderatörlüğünü ise YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan MANDAL yaptı.

2. günün ilk oturumunda Moderatör YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan MANDAL, süreçlere bütünsel bakabilmenin önemine değinerek, bütünsel bakabilmek için de iletişim platformlarının açık olması gerektiğini söyledi. İlişki yönetimi konusu anahtar kelimelerden biri olduğuna değinen Mandal, Türkiye’de işbirliklerinin dikeyde daha kolay gerçekleştiğini yatayda işbirliği konuşmanın daha zor olduğunu dile getirdi. İşbirliği modellerinde sanayicinin üniversitenin içinde bulunması gerekliliğini de ifade eden Prof . Dr. Hasan Mandal, bir değişim noktası oluşturmak, iletişimden işbirliğine geçmek gerektiğinin altını çizdi.

Platform olarak 10 yıldır faaliyet gösterdiklerini söyleyen ÜSİMP1 Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hamit SERBEST, üniversite odaklı ama sanayiyle birlikte hareket ettiklerini söyleyerek “İşbirliğini bilmiyoruz. Birlikte bir eser yaratabilmek, tek başına yapamayacağını birlikte yapmaktan bahsediyoruz. Girişimcilik bugün en gözde ve milli konu. Bir bütün olarak bakamıyoruz. Sisteme bir bütün olarak bakmamız lazım. En başta iletişim yoksa hiçbir şey olmaz. İnsanlar karşı karşıya gelip konuşamıyorlar hiçbir şey yapılmaz. Gerçekte sanayimizin katma değeri yüksek ürün üreten yetkinliğe kavuşmasını istiyoruz. Sanayicinin bunu bir kültür haline getirmesi gerek. Köklü çözüm için bunu bir süreç olarak izlememiz gerekiyor. TUBİTAK ve Bakanlık girişimcilik konusunda çok ciddi destekler sağlıyor. Ancak patentleme sonrası kime satacağı belli değil. Bir yanda sanayimiz var dünyayla boğuşmak zorunda diğer tarafta da girişimci gençlerimiz var.” diye konuştu.

Türkiye’deki Ar-Ge faaliyetlerinin gelişmesi konusunda 5146 ile önemli ve ileriye bir adım atıldığını vurgulayan ARGEMİP2 Yürütme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Yalçın TANES, “Ar-Ge merkezleri sayısı 450’yi aşmış durumda, özel sektörün ayırdığı para da artıyor. Merkezler konusunda problem yok mu, var. Sanayi Bakanlığı herkesle temas kurup, dinliyor ve mevzuatta değişiklik yapıyorlar. Ar-Ge merkezlerinin ufkunu açan bir yaklaşım içerisindeler.” açıklamasını yaptı. Dünyanın geldiği olgunluk seviyesine göre Ar-Ge’nin tek bir kişi, tek bir ülke, tek bir şirket tarafından tamamlanması durumda olmadığını vurgulayan Tanes, “Bunu da bir şekilde işbirliği ile çözmemiz lazım.” dedi. “Ortak çalışmaları buluşturmak için yönetici kaprisi lazım.” diyen Tanes, “ Yöneticilerin ben istiyorum demesi lazım. Ortak çalışma durumlarında etik ve hukuki alt yapısının olgunlaşması gerekiyor. Tüm paydaşları heveslendirecek büyük bir pastanın ortada olması lazım.” diyerek sözlerini noktaladı.

Türkiye’deki şirketlere bakıldığında Avrupa ve Amerika’daki şirketlerin alt yapısına göre bir eksiklik olmadığını kaydeden TTGV Genel Sekreteri Dr. Mete ÇAKMAKÇI, “Daha soyut sermaye yöntemlerini nasıl geliştirebiliriz diye bakmamız lazım.” dedi. Kurum olarak kendilerinin kamu özel sektör ortaklığı olarak belki bir şekilde sistemin dışında faaliyet gösterdiklerini belirten Çakmakçı, TTGV’nin yaptığını ekosistem hızlandırıcılığı olarak adlandırdı. Çakmakçı, “İsteğimiz şeffaf bir platform oluşturmak. İnsanların kendi imkanları ile yaratamadıkları habitatı yaratmaya çalışıyoruz. Türkiye’de fiziksel sermaye eksikliği yok. Araştırma tasarımını biraz daha iyileştirmemiz lazım.” diye konuştu.

Son 10 yıldır Türkiye’nin Ar-Ge alanında önemli bir aşamaya geldiğini söyleyen Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yılmaz TUNA, “Ar-Ge alanında paydaşların ortak bir kulvarda hareket ettiğini görmek sevindirici.” dedi. Kritik kelimenin ekosistem olduğuna dikkat çeken Tuna, “Ekosistemi nasıl canlandıracağız? Bu önemli.” diyerek “Son 15 yıldır 6 milyar TL’yi bulan araştırma merkezleri ile karşı karşıyayız. Sadece sabit sermaye yatırımı bu işe kondu. Ekosistemi canlandıracak bir işbirliği alt yapısı yaptığımızı düşünüyoruz.” şeklinde sözlerini noktaladı.

Oturumun son konuşmacısı TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Doç. Dr. İlker Murat AR ise şöyle konuştu: “Dünyadaki eğilimlere göre eskiden, işbirliğinin gerekliliği tartışılırken bundan çıkılarak işbirliğinin nasıl olacağına dair bir kayış olduğunu görmekteyiz. Bunda da işbirliğinin derinliği ve düzeyi doğrultusunda Ar-Ge projelerinden çıktığını bunu oluşturan Ar-Ge faaliyetlerine indirgendiğini görmekteyiz. Dünyadaki işbirliği eğilimi nereye gidiyor diye baktığımızda karşımıza tasarım çıkıyor. Dünyada tasarımda parça bazından sistem bazına geçiş olduğunu görmekteyiz. Ürün ve hizmetlerimiz tasarlarken sadece tedarikçi değil müşteri ve rakiplerimizi de ele alacak şekilde tasarlamamız gerekiyor. Özellikle firmalarda yer alan Ar-Ge merkezlerimiz sadece teknik konumundan çıkarılıp Ar-Ge işbirliği merkezi konumuna da sokulmalıdır.”